Hanefî Fıkhında Hakların Iskata Elverişliliği
Hak kavramı yaygın kullanımı ile hukuk düzeni tarafından kişi lehine sabit kabul edilen yetkileri ifade eder. Hukuk düşüncesinin merkezinde yer alan hak kavramı çağdaş fıkıh literatüründe oldukça ilgi görmüş kavramlardan biridir. Hak kavramına ilişkin önemli alt başlıklardan biri hakların, sahipleri...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | Arabic |
| Published: |
Duzce University
2025-06-01
|
| Series: | Düzce İlahiyat Dergisi |
| Subjects: | |
| Online Access: | https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4794750 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | Hak kavramı yaygın kullanımı ile hukuk düzeni tarafından kişi lehine sabit kabul edilen yetkileri ifade eder. Hukuk düşüncesinin merkezinde yer alan hak kavramı çağdaş fıkıh literatüründe oldukça ilgi görmüş kavramlardan biridir. Hak kavramına ilişkin önemli alt başlıklardan biri hakların, sahipleri tarafından iradeye dayalı olarak bir başkasına intikal ettirilmeksizin sonlandırılmasını ifade eden “hakların ıskatı”, diğer bir ifadeyle “haklardan feragat” konusudur. Fıkıh doktrininde hakların ıskatı problemi Allah hakkı-kul hakkı, milk-hukūk ve mücerred haklar gibi önemli bazı kavramlar çerçevesinde çözüme bağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada esas olarak Hanefî fıkıh doktrininde hangi tür hakların ıskat edilebildiği, hangi tür hakların ise ıskat edilemediği yani hakların ıskata elverişliliği problemi üzerinde durulmuştur. Hakların ıskata elverişli olup olmamasının arka planındaki kavramsal çerçeve ve fıkhî tefekkür tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada, ıskatı kabul eden ve etmeyen hakların hangileri olduğuna dair klasik doktrindeki ve günümüzdeki ilgili çalışmalarda yapılan tespitler derlenmiş, değerlendirilmiş ve “yeni” olarak ifade edilebilecek bazı ölçütlere de dikkat çekilmiştir. |
|---|---|
| ISSN: | 2980-2814 |